|
Keçeci-zade İzzet Molla (1786-1829), 10.000 beyti aşkın iki divan, biri yarım kalmış üç mesnevi ile divan edebiyatının son döneminde yetişen en büyük şairlerinden biridir. Onun yaşadığı dönem (XIX. yüzyıl başları), siyasette ve toplumsal hayatın hemen tüm alanlarında ciddî dönüşümlerin ve buna paralel olarak da ciddi bunalımların yaşandığı bir süreçtir. İlmiye sınıfına mensup olan şair, bütün bu değişmeleri yakından gözlemleyebilmiştir. Çünkü şair, aslında sarayda yapılan şura meclislerine katılabilen, siyaset ve ekonomi konusunda lâyihalar yazan önemli bir devlet adamıdır. Onun yaşadığı bu deneyimlerin bir şekilde şiirlerine yansıdığı görülür. Şairin divanları hakkında bugüne değin önemli bir çalışma yapılmamıştır. Onun Bahâr-ı Efkâr ve Hazân-ı Asar adlı iki divanı ilk olarak bu çalışmada, birincisinin 16, ikincisinin 12 nüshası tespit edilerek incelenmiş ve tenkitli metinleri hazırlanmıştır. Ayıca bu doktora tezi sırasında şairin kayıp Nâz u Niyaz mesnevisinin yaklaşık 300 beyittik iki nüshası bulunmuş ve tanıtılmıştır. Bu çalışmada divanlar, biçim ve içerik yönünden de incelenmiş ve şairin edebî kişiliği aydınlatılmaya çalışılmıştır. Şairin 1825 yılında tertip ettiği ilk divanı Bahâr-ı Efkâr'dır (9.012 beyit). Bundan sonra yazdığı şiirler Hazân-ı Asar adıyla bir divançede toplanmıştır (1083 beyit). İki divandaki şiirlerin toplamı 10.095 beyittir. Şairin divanlarında, pek çok nazım biçimi ve türünde şiirler vardır. O, kasidede Nefî'den, gazelde ise daha çok Şeyh Galib ve NâbVden etkilenmiştir. Şair, Nedim'e de nazireler yazmıştır. Onun, çağdaşı şair Vâsıfla da müşaare ettiği görülür. Ancak Vâsıfın hayal ve söyleyiş bakımından İzzet 'le boy ölçüşemediği söylenebilir. İzzet Molla' nın divanları, şairin yaşadığı dönemin siyasî ve toplumsal olaylarına ilim ve devlet adamı niteliği de bulunan bir şairin perspektifinden bakış imkânı da sunmaktadır.
|