Tez No İndirme Tez Künye Durumu
564732
Bölücü terörle mücadele ve toplumsal duyarlılık oluşturmada sosyal medya faktörü: İzmir polisi üzerine bir araştırma / Social media factor on seperatist terrorism and building social sensivity: A research on İzmir police
Yazar:HÜSEYİN
Danışman: PROF. DR. AYHAN BİBER
Yer Bilgisi: GAZİ ÜNİVERSİTESİ / SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ / HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANABİLİM DALI
Konu:Halkla İlişkiler = Public Relations ; Kamu Yönetimi = Public Administration
Anahtar Kelime:Duyarlılık = Sensitivity ; Güvenlik teşkilatı = Security establishment ; Polis = Police ; Sosyal duyarlılık = Social sensitivity ; Sosyal medya = Social media ; Terör = Terror ; Terörle mücadele = Counterterrorism ; İzmir = Izmir
Onaylandı
Doktora
Türkçe
2019
548 s.
Terör kavramının kökeni milattan önceki döneme uzanacak kadar eski olsa da uluslararası boyuta taşınması ve tüm dünyanın karşı karşıya kaldığı küresel bir sorun olarak algılanması II. Dünya Savaşı'ndan sonra gittikçe artan bir eğilim göstermiş ve ABD'deki 11 Eylül 2001 eylemleri sonrasında da en üst seviyeye çıkmıştır. Terör tarihsel, dinsel, etnik, politik, psikolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel çeşitli nedenlerden kaynaklanan çok boyutlu ve karmaşık doğası gereği halen 21. yüzyılın çözüm bekleyen öncelikli problemleri arasında yer almaktadır. 21. yüzyıl ile terör tehdidinin asimetrik bir hale gelmesi ve ulusal sınırların ötesine uzanması dolayısıyla ülkelerin terörle mücadele yöntemleri de klasik yöntemleri ve anlayışları yetersiz bırakmaktadır. Bu nedenle günümüzün terörle mücadele anlayışında salt sonuçlara odaklanmak yerine terörü ortaya çıkaran nedenleri de dikkate alarak bu nedenleri gidermeye yönelik bütüncül bir anlayış geçerlilik kazanmakta ve giderek kabul görmektedir. Günümüzün çağdaş çoğulcu demokratik yönetimleri tarafından kabul gören bütüncül yaklaşım, terörle mücadelede askeri kuvvetlerin ve kolluk güçlerinin silahlı mücadelesine ek olarak bilinçli, planlı ve stratejik iletişim çalışmalarından yararlanmayı da öncelemektedir. Terörle mücadelenin uzun soluklu ve toplumsal desteği gerektiren bir süreç olduğuna atıfta bulunan bütüncül yaklaşım içerisinde stratejik iletişim çalışmaları ile terör örgütlerinin ulusal ve uluslararası kamuoyunda meşruiyetini sorgulanır hale getirmek ve bu örgütlerin özellikle sosyal medyadaki propaganda faaliyetlerinin önlenmesi hedeflenmektedir. Türkiye, bölücü PKK, aşırı sol örgütler, dini istismar eden radikal örgütlerle uzun yıllardan beri mücadelesini sürdürürken son yıllarda ortaya çıkan FETÖ'nün eylemlerine karşı da mücadele etmektedir. Bütün bu terör örgütleriyle mücadelede bütüncül yaklaşım ile daha başarılı ve kalıcı sonuçlara ulaşılması muhakkaktır. Bu tezin temel amacı, çalışmaya kuramsal bir çerçeve oluşturup terörle mücadele sürecini inceleyerek bu süreçte stratejik iletişimin rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaç kapsamında terörle mücadelede bilinçli, planlı ve stratejik iletişim çalışmalarının başarılı ve kalıcı sonuçlara ulaşmaya katkı sağlayacağı öngörülmüştür. Bu doğrultuda fenomenolojik desenden hareketle İzmir Polisi örneğinde nitel bir araştırma izlenmiş ve elde edilen bulgular betimsel analize tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırmanın yorumlanmasının ardından genel bir değerlendirmeye ulaşılmış ve sonuçlar tartışılarak öneriler sunulmuştur
Although the origin of the concept of terror was old enough to extend to the era before Christ, its move to the international dimension and its perception as a global problem facing the entire world showed an increasing tendency after World War II and reached its highest level after September 11, 2001. Terrorism is one of the priority problems of the 21st century due to its multidimensional and complex nature and various reasons such as historical, religious, ethnic, political, psychological, economic, social and cultural. In the 21st century, the threat of terrorism has become asymmetric and extends beyond national borders, the methods of counterterrorism of countries leave the classical methods and understandings inadequate. For this reason, instead of focusing solely on the results of today in the fight against terrorism, taking into account the causes of terrorism, a holistic understanding of these reasons is becoming more valid and increasingly accepted. The holistic approach adopted by today's contemporary and participatory democratic governments prioritise the use of conscious, planned and strategic communication efforts in addition to the armed struggle of military forces and law enforcement forces in the fighting against terrorism. In the holistic approach that refers to the fight against terrorism as a long-term and socially supportive process, it is aimed to question the legitimacy of the terrorist organizations in national and international public opinion and to prevent the propaganda activities of these organizations especially in social media. Turkey, which has been struggling with PKK terrorist organization for many years, is also fighting against the actions of terrorist organizations such as FETO and ISIS which have emerged in recent years and it is surely that the struggle against these terrorist organizations will be achieved more successful and permanent results with a holistic approach. The main aim of this dissertation is to examine the process of combating terrorism by creating a theoretical framework and revealing the role of strategic communication in this process. Within the scope of this aim, it is foreseen that conscious, planned and strategic communication studies in struggling terrorism will contribute to achieving successful and lasting results. In this direction, a qualitative research was followed in the case of İzmir Police by using phenomenological design and the findings were analyzed by descriptive analysis. After the interpretation of the research, a general evaluation was reached and the results were discussed and suggestions were presented.