|
Bireyler arasındaki hiçbir ayrım, bireylerin biyolojik anlamda er veya dişi oluşları kadar belirgin değildir. Fakat cinsiyet sadece biyolojik özellikleri ifade etmez ve bu temelde anlam kazanmaz. Bireylerin biyolojik özelliklerini yansıtan cinsiyet, gelişim süreci ile beraber kişinin içinde sosyalleştiği toplumun, toplumsal ve kültürel yapısına bağlı olarak toplumsal cinsiyet kimliklerinin kazanılması doğrultusunda bir değişime uğramaktadır. Yaşanılan bu değişimin ismi toplumsal cinsiyettir (gender). Toplumsal cinsiyet, (gender) ise cinsiyetin üzerine inşa edilen tutum, davranış ve rollerin toplamıdır. Bireyler çevrelerini algılamaya başladıkları andan itibaren bir toplumsallaşma sürecinin içine girmektedirler. Bu süreçte bireyler aile, arkadaş grupları, medya ve eğitim gibi önemli toplumsallaşma aracılarından toplumsal değerleri, normları, rol ve davranış kalıplarını öğrenirler ve bu bağlamda kişilik ve kimliklerini oluştururlar. Eğitimin, bireylerin toplumsal cinsiyet kimliklerinin oluşumunda etkisi olduğu düşünülmektedir. Böyle bir etkinin olup olmadığını görmek için bu çalışmada, ilköğretim ders kitaplarındaki toplumsal cinsiyet rollerinin oluşumu ele alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Cinsiyet algılama, cinsiyet ayrımcılığı, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet.
|