|
Amaç: Sağlıklı bireylerde gece saatlerinde artan parasempatik tonus ile kalp hızı düşerken, bu
düşüşün olmaması ya da minimal düzeyde gerçekleşmesi, artmış sempatik aktivitenin bir
göstergesidir. Bu durum, özellikle hipertansif bireylerde ventriküler aritmilere yatkınlığı
artırabilecek önemli bir mekanizma olabilir. Bu çalışmada izole hipertansif hastalarda ritim
holterde gece düşmeyen kalp hızı olan ve olmayan olgular arasında ventriküler aritmi
sıklığının ve diğer klinik parametrelerin karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Mart 2025 tarihine kadar son 12 ay içerisinde Hitit
Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'na başvuran transtorasik
ekokardiyografi yapılan, ritim ve tansiyon Holter takılan 229 izole hipertansif hasta (ortalama
yaş 58,2±12,5 yıl , 89 (% 38.9) erkek) alınmıştır. Çalışmaya dahil edilen olgular ritim
holterinde gece kalp hızında %10 ve üzerinde düşüş olan olgular dipper grubu, %10 dan daha
az düşüş olanlar ise non-dipper grubu olmak üzere üzere iki gruba ayrılmıştır. Temel
karşılaştırmalar bu iki grup arasında yapılmıştır. Sonrasında Lown sınıflamasına göre düşük
Lown sınıfında (Lown 0) olan hastalar ile yüksek Lown sınıfında (Lown 1-4) olan hastalar iki
gruba ayrılarak aynı karşılaştırmalar bu iki grup arasında da tekrarlanmıştır. Lown sınıf 0
grubu ile Lown sınıfı 1-4 grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı olan parametreler çok
değişkenli analiz ile değerlendirilerek bağımsız öngördürücülerin belirlenmesi amaçlandı.
Bulgular: Hastalar ritim Holter analizlerinde kalp hızında gece %10 ve üzerinde düşüş olan
170 hasta (ortalama yaş 57,8±12,2yıl , 66 (% 38,8) erkek) dipper grubu, %10'dan daha az
düşüş olan 59 hasta (ortalama yaş 59,3±13,4 yıl , 23 (% 29) erkek) ise non-dipper grubu
olarak belirlendi. Dipper ve Non-Dipper grupları arasında bazal demografik parametreleri,
laboratuar parametreleri kullandıkları ilaçlar açısından anlamlı fark izlenmedi. İki grup
arasında transtorasik ekokardiyografi parametreleri karşılaştırıldığında interventriküler septal
kalınlık (11,9±1,6 vs. 11,3±1,4 mm; p=0,005 ), arka duvar kalınlığı (11,7±1,6 vs. 11,3±1,6
mm; p=0,047 ), sol ventrikül kitlesi (193,8±47,1 vs. 174,7±48,6 gr; p=0,009 ), sol ventrikül
kitle indeksi (103,9±26,2 vs. 95,3±28,2 gr/m2; p=0,040 ), sol ventrikül hipertrofisi varlığı
(%78 vs. %60,6; p=0,016 ) ve konsentrik hipertrofi varlığı (%55,9 vs. %37,6 ; p=0,014 ) nondipper kalp hızı olan hastalarda dipper kalp hızı olan hastalara göre anlamlı olarak daha
yüksek olduğu görüldü. İki grup arasında ritim Holter parametleri karşılaştırıldığında hem
ventriküler ekstra sistol sayısı (1039 (8-1600) vs. 120 (0-321) atım; p<0,001) hem de atriyal
erken atım sayısının (451 (3-1366) vs. 129 (0-445) atım; p<0,001) non-dipper kalp hızı
grubunda anlamlı olarak daha yüksek olarak tespit edildi. İki grup arasında Lown sınıflarıVI
karşılaştırıldığında non-dipper kalp hızı olan hastalarda aritmi sıklığının daha yüksek olduğu
gözlendi (p<0,001). Hastalar Lown sınıflarına göre sınıflandırıldığında, Lown sınıf 0
grubunda 139 hasta (ortalama yaş 57,2±13,4 yıl , 58 (%41,7) erkek), Lown sınıfı 1-4
grubunda ise 90 hasta (ortalama yaş 59,8±10,8 yıl , 31 (%34,4) erkek) tespit edildi. Bu gruplar
arasında da bazal demografik parametreler, laboratuar parametreleri ve kullandıkları ilaçlar
açısından anlamlı fark gözlenmezken, ekokardiyografi parametrelerden interventriküler septal
kalınlık (11,8±1,6 vs. 11,3±1,5 mm; p=0,005 ), arka duvar kalınlığı (11,7±1,6 vs. 11,2±1,6
mm; p=0,011 ), sol ventrikül kitlesi (187,8±47,2 vs. 174,3±49,3 gr; p=0,040 ), sol ventrikül
kitle indeksi (102,8±26,2 vs. 94,1±28,6 gr/m2; p=0,021 ), sol ventrikül hipertrofisi varlığı
(%73,3 vs. %59,7 ; p=0,036 ) ve konsentrik hipertrofi varlığı (%52,2 vs. %36 ; p=0,015 )
Lown sınıfı 1-4 grubu hastalarda Lown sınıf 0 grubu hastalara göre anlamlı olarak daha
yüksek olduğu görüldü. Ayrıca tansiyon Holter parametlerinden 24-saatlik ortalama sistolik
kan basıncı (p=0,015), gündüz ortalama sistolik kan basıncı (p=0,014) ve gece ortalama
sistolik kan basıncı (p=0,011) Lown sınıfı 1-4 grubunda anlamlı olarak daha yüksek olduğu
tespit edildi. İki grup arasında ritim Holter parametleri karşılaştırıldığında hem ventriküler
ekstra sistol sayısı (908 (122-2509) vs. 0 (0) atım; p<0,001) hem de atriyal erken atım
sayısının (671 (122-1863) vs. 52 (0-360) atım; p<0,001) Lown sınıfı 1-4 grubunda anlamlı
olarak daha yüksek olarak tespit edildi. Ayrıca non-dipper kalp hızı durumunun Lown sınıfı
1-4 grubunda daha fazla karşılaşıldığı (89,9 vs. 50 % ; p<0,001) gözlendi. Korelasyon
analizinde sol ventrikül kitlesi ile kalp hızı değişim yüzdesi arasında ve sol ventrikül kitle
indeksi ile kalp hızı değişim yüzdesi arasında zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı negatif
korelasyon tespit edildi. (sırasıyla r= -0,256 ; p=0,018 ve r= -0,243 ; p=0,031). Çok
değişkenli analiz sonucunda konsentrik hipertrofi varlığı (Rölatif Risk: 2,879 %95 Güven
Aralığı: 1,843-9,829 ; p=0,041) ve gece kalp hızının %10'dan daha az düşmesi durumu
(Rölatif Risk: 9,616 %95 Güven Aralığı: 4,563-20,261 ; p=0,001) kardiyak aritmi gelişimi
için bağımsız örgördürücü parametreler olarak tanımlandı.
Sonuçlar: Bu çalışmada, izole hipertansif bireylerde gece kalp hızı düşmeyen profillerin,
ventriküler aritmi gelişimi açısından anlamlı derecede artmış risk taşıdığı gösterilmiştir. Gece
kalp hızında beklenen fizyolojik düşüşün olmaması, kardiyak otonomik disfonksiyonun bir
göstergesi olarak değerlendirilmiş ve bu durum, Lown sınıflamasına göre daha ileri düzeyde
ventriküler aritmi varlığı ile anlamlı düzeyde ilişkilendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Gece düşmeyen kalp hızı, Lown sınıflaması, Ventriküler aritmi,
Hipertansiyon
|
|
Objective: In healthy individuals, the increase in parasympathetic tone during nighttime leads
to a decrease in heart rate. When this decrease does not occur or happens minimally, it is an
indicator of increased sympathetic activity. This condition could be an important mechanism
that may increase the susceptibility to ventricular arrhythmias, especially in hypertensive
individuals. The aim of this study is to compare the frequency of ventricular arrhythmias and
other clinical parameters between cases with and without a heart rate decrease during the
night in isolated hypertensive patients monitored by a rhythm Holter.
Materials and Methods: A total of 229 isolated hypertensive patients (mean age 58.2±12.5
years, 89 (38.9%) male) who underwent transthoracic echocardiography, rhythm Holter, and
amulatory blood pressure monitoring and applied to the Department of Cardiology at Hitit
University Faculty of Medicine in the last 12 months up until March 2025 were included in
this study. The cases included in the study were divided into two groups based on their nighttime heart rate decrease in the rhythm Holter: the "dipper" group, with a decrease of 10% or
more, and the "non-dipper" group, with a decrease of less than 10%. The primary
comparisons were made between these two groups. Then, according to the Lown
classification, patients in the low Lown class (Lown 0) were compared with those in the high
Lown class (Lown 1-4), and the same comparisons were repeated between these two groups.
Parameters that were significantly different between the Lown class 0 and Lown class 1-4
groups were included in multivariate analysis, aiming to identify independent and significant
parameters that may influence the development of cardiac arrhythmias in isolated
hypertensive patients.
Results: In Holter rhythm analyses, 170 patients (mean age 57.8±12.2 years, 66 [38.8%]
male) with a nocturnal heart rate decrease of ≥10% were classified as the dipper group, while
59 patients (mean age 59.3±13.4 years, 23 [29%] male) with a decrease of <10% were
classified as the non-dipper group. There was no significant difference between the dipper and
non-dipper groups in terms of baseline demographic parameters, laboratory values, or
medications used. When transthoracic echocardiographic parameters were compared between
the two groups, interventricular septal thickness (11.9±1.6 vs. 11.3±1.4 mm; p=0.005),
posterior wall thickness (11.7±1.6 vs. 11.3±1.6 mm; p=0.047), left ventricular (LV) mass
(193.8±47.1 vs. 174.7±48.6 g; p=0.009), LV mass index (103.9±26.2 vs. 95.3±28.2 g/m²;VIII
p=0.040), presence of LV hypertrophy (78% vs. 60.6%; p=0.016), and presence of concentric
hypertrophy (55.9% vs. 37.6%; p=0.014) were significantly higher in patients with non-dipper
heart rate compared to those with dipper heart rate. When Holter rhythm parameters were
compared between the two groups, both the number of ventricular extrasystoles (1039 [8–
1600] vs. 120 [0–321] beats; p<0.001) and the number of atrial premature beats (451 [3–
1366] vs. 129 [0–445] beats; p<0.001) were found to be significantly higher in the non-dipper
heart rate group. Comparing the Lown classification between the two groups, arrhythmia
frequency was observed to be higher in patients with non-dipper heart rate (p<0.001). Based
on Lown classification, 139 patients (mean age 57.2±13.4 years, 58 [41.7%] male) were
categorized in Lown class 0, and 90 patients (mean age 59.8±10.8 years, 31 [34.4%] male) in
Lown class 1–4. No significant differences were observed between these groups in terms of
baseline demographic characteristics, laboratory findings, or medications used. However,
echocardiographic parameters such as interventricular septal thickness (11.8±1.6 vs. 11.3±1.5
mm; p=0.005), posterior wall thickness (11.7±1.6 vs. 11.2±1.6 mm; p=0.011), LV mass
(187.8±47.2 vs. 174.3±49.3 g; p=0.040), LV mass index (102.8±26.2 vs. 94.1±28.6 g/m²;
p=0.021), presence of LV hypertrophy (73.3% vs. 59.7%; p=0.036), and presence of
concentric hypertrophy (52.2% vs. 36%; p=0.015) were significantly higher in patients in the
Lown class 1–4 group compared to the Lown class 0 group. Additionally, 24-hour average
systolic blood pressure (p=0.015), daytime average systolic blood pressure (p=0.014), and
nighttime average systolic blood pressure (p=0.011) were significantly higher in the Lown
class 1–4 group among ambulatory blood pressure monitoring parameters. When rhythm
Holter parameters were compared between these two groups, both the number of ventricular
extrasystoles (908 [122–2509] vs. 0 [0] beats; p<0.001) and the number of atrial premature
beats (671 [122–1863] vs. 52 [0–360] beats; p<0.001) were found to be significantly higher in
the Lown class 1–4 group. Furthermore, non-dipper heart rate status was more frequently
observed in the Lown class 1–4 group (89.9% vs. 50%; p<0.001). In correlation analysis, a
weak but statistically significant negative correlation was detected between percentage change
in heart rate and both LV mass (r= -0.256; p=0.018) and LV mass index (r= -0.243; p=0.031).
In multivariate analysis, the presence of concentric hypertrophy (Relative Risk: 2.879; 95%
Confidence Interval: 1.843–9.829; p=0.041) and a nocturnal heart rate decrease of less than
10% (Relative Risk: 9.616; 95% Confidence Interval: 4.563–20.261; p=0.001) were identified
as independent predictive parameters for the development of cardiac arrhythmias.IX
Conclusion: In this study, it was demonstrated that isolated hypertensive individuals with
non-dipping nocturnal heart rate profiles carry a significantly increased risk for the
development of ventricular arrhythmias. The absence of the expected physiological decrease
in nocturnal heart rate was considered an indicator of cardiac autonomic dysfunction, and this
condition was found to be significantly associated with the presence of more advanced
ventricular arrhythmias according to the Lown classification.
Keywords: Non-dipping heart rate, Lown classification, Ventricular arrhythmia,
Hypertension |