|
On dokuzuncu yüzyıl, dağılma ile karşı karşıya kalan Osmanlı Devleti açısından, kendini yenileyerek eski ihtişamlı günlerine kavuşmak için yaptığı ıslahat hamlelerinin olduğu bir dönemdir diyebiliriz. Özellikle II. Mahmut ile başlayan köklü ıslahatlar, bütün yüzyıl boyunca devam etmiştir. Bu ıslahatlar içinde askeri olanlar, devlet için daha öncelikli görülmüştür. Bu amaçla ordunun batı tarzı düzenlenme çabası, devletin yıkılışına kadar devam etmiştir.Osmanlının son dönem içinde yetiştirdiği önemli entelektüellerden biri olan Ahmet Cevat Paşa, Osmanlı askeri tarihi üzerine kıymetli çalışmalar yapmıştır. Tez çalışmamızın konusunu teşkil eden Târîh-i Askerî-i Osmânî (Kitâb-ı Râbi)'de bunlardan biridir. Bu eser, yedi fasıldan oluşmaktadır. Birinci fasılda, Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye'nin ihdası, Seraskerlik teşkilatı ve asker kışlalarının oluşturulması anlatılmaktadır. İkinci fasılda, yeni oluşturulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye askerinin artırılması çabası anlatılmaktadır. Üçüncü fasılda, Asâkir-i Mansûre'nin oluşturulmasından 1259 senesinde kadar yapılan askeri düzenlemeler anlatılmaktadır. Dördüncü fasıl, 1241den 1259 senesine kadar ordunun ihtiyaç ve masrafının ne şekilde karşılandığı anlatılmaktadır. Beşinci fasılda, Hassa ordusunun teşkil edilmesi anlatılmaktadır. Altıncı fasılda, Redif askeri teşkilatının oluşturulması anlatılmaktadır. Son olarak yedinci fasılda ise, askeri teşrifat ve askeri erkânın lakapları anlatılmaktadır
|