Tez No İndirme Tez Künye Durumu
459338
Lexical decision with emotional words: A pupil dilation study / Duygusal kelimelerle sözcüksel karar çalışması: Göz bebeği ölçümleri
Yazar:SAHURA ERTUĞRUL
Danışman: YRD. DOÇ. DİDEM GÖKÇAY
Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Enformatik Enstitüsü / Bilişsel Bilim Ana Bilim Dalı
Konu:Dilbilim = Linguistics ; Fizyoloji = Physiology ; Psikoloji = Psychology
Dizin:
Onaylandı
Yüksek Lisans
İngilizce
2017
96 s.
Yazılı kelimeler sadece siyah şekiller değil aynı zamanda taşıdıkları anlamsal özellikleri sayesinde insanların çevreyle iletişim kurmasını sağlayan arabuluculardır. Kelime sıklığı ve duygu, en çok çalışılan ve hem davranışsal hem de fiziksel olarak kelime tanımada önemli etkileri olduğu bilinen anlamsal özelliklerdir. Bu çalışmada, Türkçe yazılı kelimeleri kullanarak kelime sıklığı ve duygu etkileşiminin, kelime tanıma üzerindeki etkilerini araştırdık. Aynı zamanda, kelime sıklığı ve duygunun kelime tanımadaki olası etkileri, bilişsel kelime modelleri aracılığıyla yorumlandı. Çalışmada uyaran olarak kullanılan Türkçe kelimeler, Türkçede Duygusal ve Anlamsal Değerlendirmeli Norm (TUDADEN) veri tabanından seçilmiş olup diğer uyaran grubu kelimemsiler ise Wuggy yazılımının Türkçe eklentisi ile oluşturulmuştur. Sözcüksel karar çalışması sırasında katılımcıların tepki sürelerinde ve göz bebeğinde oluşan değişimleri TOBII T120 göz izleme cihazı ile kaydettik. Çalışma için hem erkek hem kadın depresyonsuz katılımcılardan veri topladık. Sonuçlar, duygusal kelimelerin yüksüz (nötr) kelimelerden daha hızlı tanındığını göstermektedir. Aynı zamanda, sonuçlar, kelime sıklığı yüksek olan uyaranlara, kelime sıklığı düşük olan uyaranlara oranla daha kısa sürede tepki verildiğini göstermiştir. Bu bulgular ışığında, çalışmamızın tepki süresi ölçümü sonuçları, kelime sıklığı ve duygunun kelime tanımadaki ana etkisini desteklemiştir. Bu ana etkiye ek olarak, kelime sıklığı ve duygu arasındaki etkileşim, kelime sıklığı yüksek olumsuz uyaranların, olumlu ve yüksüz uyaranlardan daha hızlı tanındığını; fakat öte yandan, kelime sıklığı düşük olumlu uyaranların, diğer uyaran gruplarına oranla daha hızlı tanındığını göstermiştir. Fakat göz bebeği ölçümü sonuçları, ne kelime sıklığının ne de duygunun kelime tanımadaki ana etkisini desteklemiştir. Genel olarak, bu sonuçlar, kelime sıklığı ve duygunun kelime tanımada davranışsal olarak önemli bir role sahip olduğunu fakat fizyolojik olarak herhangi bir tepkiyi tetiklemediğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, fizyolojik sonuçlar, uyaran grupları arasında herhangi bir farklılık göstermemesine rağmen, bu çalışma, Türkçe kelimeleri tanıma görevi sırasında, kelime sıklığı ve duygu etkileşiminin göz bebeği üzerindeki etkisini araştıran ilk çalışmadır.
Written words are not just black remarks but they enable human beings to connect with the environment via the help of their semantic features. Word frequency and emotion are the most studied semantic features which are known to effect word recognition both behaviorally and physically. In the current study, we investigated the effects of interaction between word frequency and emotion on word recognition by using Turkish written words. At the same time, these possible effects were interpreted by the DRC, CDP+ and triangle models of word recognition. We used a subset of words from Affective Norm Database for Turkish Words (TUDADEN) and we generated pseudowords by Turkish plug in for Wuggy Software as stimuli. We collected reaction times and pupil diameters with TOBII T120 eye tracker during the lexical decision task. We collected data from non-depressed male and female participants. The results display that emotional words have shorter reaction times than neutral ones. Meanwhile, high frequency words get faster responses than low frequency words. Thus, these reaction time results replicate the main effect of emotion and word frequency on word recognition. Furthermore, the significant interaction between emotion and word frequency indicate that high frequency, negative words get shorter reaction times than positive and neutral words while low frequency, positive words get the shortest reaction times. However, the pupillary responses do support neither the main effect of word frequency nor emotion. These results suggest that semantic features have a critical role on word recognition process behaviorally; however, these factors do not activate physiological responses during word recognition. Although the physiological differences between the experimental conditions are insignificant, this study presents the first findings of the interaction between emotion and word frequency on Turkish word recognition with the use of pupillary responses.