|
Batı Karadeniz bölgesinin ve tarihî Bithynia sınırlarının içerisinde yer alan
Düzce'nin ilk adı Kieros'tu. Bithynia Kralı I. Prusias (M.Ö. 238-183)'ın Düzce ve
çevresini ele geçirmesiyle Düzce'nin kaderi değişti. Düzce onun döneminde yeniden
imar edildi. Bu Bithynia kralının adına izafeten şehir Prusias adını aldı. Düzce,
Bithynialılardan sonra Türk hâkimiyetine kadar sırasıyla Roma ve Bizans dönemlerini
yaşadı.
Anadolu Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah döneminde Düzce ve
çevresi Türk egemenliğiyle tanıştı. Ancak Anadolu Selçuklularının Kösedağ savaşında
(1243) Moğollara yenilmeleriyle Anadolu'da Selçuklu egemenliği zayıflamaya başladı.
Anadolu'daki siyasi istikrarsızlık nedeniyle birçok beylik ortaya çıktığı gibi İstanbul'a
yakın Düzce gibi bazı yerler de yeniden Bizans etkisine girmeye başladı. Düzce ve
çevresi Osman Gazi'nin silah arkadaşlarından Konuralp Gazi tarafından 1323'te
Osmanlı topraklarına katıldı ve Düzce'nin ilk yöneticisi Konuralp Gazi oldu.
Düzce, 1870 yılında Kastamonu vilâyetinin Bolu sancağına bağlı bir kaza haline
getirildi. 1921 Anayasası'yla idarî yapıda birtakım değişiklikler yapılarak sancaklar
idarî teşkilattan çıkartıldı. Bu değişiklikle kaza statüsünü koruyan Düzce, 1923'te
vilâyet haline getirilen Bolu'nun kazası olmaya devam etti. Düzce kaza statüsünü 1999
yılında il olana kadar yaklaşık 129 yıl sürdürdü.
Osmanlı Devleti hem Rumeli hem de Anadolu topraklarında ülkenin dört bir
tarafına ulaşan ve düzenli olarak işleyen bir yol sistemi kurmuştu. Bu yol sistemi
İstanbul merkez olmak üzere Anadolu ve Rumeli'de sağ, sol ve orta kol olmak üzere üç
ana güzergâhtan oluşmaktaydı. Düzce'de bu yol sistemi içerisinde Anadolu tarafında
bulunan hem orta hem de sol kol güzergâhı üzerinde bulunmaktadır. Düzce bulunduğu
bu konum açısından hem Osmanlı Devleti hem de Türkiye Cumhuriyeti döneminde
ekonomik, askerî ve sosyal açıdan önemli bir yere sahip oldu. Ankara ve İstanbul
arasındaki ana yol üzerinde olan Düzce'nin, Karadeniz ile de bağlantısı vardır.
Düzce ve çevresinin ekonomik hayatında tarım, hayvancılık, orman ve ticaret
önemli bir yere sahiptir. Verimli tarım alanlarına sahip Düzce Ovası'nda başta tütün,
mısır ve tahıl olmak üzere sebze ve meyve de dâhil her çeşit ürün yetiştirilmektedir.X
Cumhuriyet döneminde Düzce'de tarım alanında modern tekniklerin kullanılmaya
başlanması, çiftçiyi destekleyen ve yönlendiren kurumların kurulması sonucunda tarım
üretiminde büyük artış söz konusu oldu ve Düzce'de tarım ürünü ihracı daha da arttı.
Özellikle endüstri bitkilerinden tütünün büyük miktarlarda ihracı yapılmaktaydı. Tarım,
hayvancılık ve ormana dayalı faaliyetler ile coğrafî konum Düzce'nin ticari
potansiyelini Cumhuriyet döneminde daha da arttırdı ve Düzce, ekonomik hayat olarak
Bolu vilâyetinin en hareketli kazası haline geldi. Ayrıca bu durum Düzce'yi vilâyetin
nüfus olarak da en yoğun kazası haline getirdi. Düzce, Cumhuriyet döneminde ekonomide olduğu gibi altyapı, ulaşım,
haberleşme alanında önemli gelişmeler kaydetti. Özellikle Demokrat Parti döneminde
bu alanlarda büyük yatırımlar gerçekleştirildi. Çatalağzı Termik Santrali'nden Düzce'ye
elektrik sağlandı. Şehir içinden geçen ve şehir içinde trafiği olumsuz yönde etkileyen D- 100 (E-5) Karayolu şehir dışına alındı. Düzce'de yeni yollar açıldı. Şehir içme suyu
problemi çözüldü. 1946-1960 yılları arasında eğitimde de önemli gelişmeler yaşandı ve
bu dönemde Düzce'ye bir lise kazandırıldı. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil
toplum örgütleri kuruldu ve bu örgütlerin çabalarıyla Düzce'nin birçok problemi
halledildi. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan 1946-1960 yılları arasında da artarak
devam eden ekonomik ve sosyal kalkınma, daha sonraki yıllarda Düzce'nin her açıdan
gelişmesini sağladı.
|
|
Located within the boundaries of the Western Black Sea region, Düzce's first
name was Kieros. The fate of Düzce changed, after Bithynia's King Prusias the first's
takeover. Düzce was rebuilt during his reign. The city was named Prusias in honuor of
this king. After the Bithynians, Düzce had experinced the Roman and Byzantine
Periods, until the Turkish rule.
Düzce and its periphery met the Turkish sovereignty, during the Anatolion
Seljuk's Sultan Kutalmışoğlu Süleyman Shah. However, Seljuk rule began to weaken,
after they were defeated by the Mongols in Battle of Kösedağ (1243). Due to the
political instability in Anatolia, many principalities began to rise, and besides, some
places like Düzce which are in the vicinty of İstanbul began to be affected by the
Byzantine influence. Düzce and its periphery became an Ottoman soil after being
captured by Konuralp Gazi, who is one of the comrades in arms of Osman Gazi. And
the first ruler of the Düzce was Konuralp Gazi.
Düzce became a district of the province of Kastamonu's Bolu sanjak. The
Constitution of 1921 made some alterations in the administrative structure through
removing the sanjaks from the organizational structure by law. Düzce preserved its
status as Bolu's district, after Bolu's conversion to a province. Düzce remained as a
district until it became a province in 1999.
The Ottoman Empire installed a railway network, functioning regularly and
traversing every part of the country both in Anatolia and Rumelia. This railway system
radiating from Istanbul as its center branched out into three major routes; leftward,
rightward and central, both in Anatolia and Rumelia. Düzce is located in the center of
the central route and leftward route of this railway system in the Anatolian part. Düzce
has an important place in terms of social, economic and military aspects, both during
the Ottoman and Republican periods, regarding its location. Düzce is on the main road
between Ankara and Istanbul, it also has a connection to the Black Sea.
Prevalent sectors contributing to the economic life of the region were forestry,
agriculture, cattle breeding, timber industries and trade. Especially tobacco, corn and
cereal products, all kinds of vegetables and including fruits, are being cultivated in
fertile agricultural areas of Düzce plain.There has been a great increase in productionXII
and export of agricultural products with the introduction of the modern techniques in the
field of agriculture in Düzce, as a result of the establisment of organizations supporting
and directing the farmers, during the Republican period. Tobacco, in particular was
exported in great quantities. Agriculture, livestock and forest-based activities and its
geographical location further enhanced the commercial potential of Duzce during the
Republican period; leading to Düzce's being one of the most densly populated district
of Bolu, due to the economic boom. Düzce had remarkable achievements in infrastructure, transportation and
communications as in the economy. Democrat Party made great investments in these
areas. Electricity was provided by Çatalağzı Thermal Power Plant. D-100 (E-5) Road,
passing through the city which adversely affecting the traffic in the city, was taken out
of the town. New roads were installed. Drinking water problem of the city was solved.
There was significant progress in education between 1946-1960, and Düzce had a high
school during this period. Non-governmental organizations, operating in various areas
were founded in Düzce, many problems were taken care of and solved through the
efforts of these organizations. Economic and social developments, beginning during
the early years of the Republic and continuously upsurging between 1946-1960, has
enabled the development of all aspects of Düzce |