Tez No İndirme Tez Künye Durumu
41912
Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadar Osmanlı kütüphanelerinin gelişimi /
Yazar:REMZİYE TUBA ÇAVDAR
Danışman: PROF.DR. İSMAİL E. ERÜNSAL
Yer Bilgisi: İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ / SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ / Kütüphanecilik Bölümü
Konu:Bilgi ve Belge Yönetimi = Information and Records Management ; Tarih = History
Dizin:Kütüphaneler = Libraries ; Osmanlı Devleti = Ottoman State ; Osmanlı kütüphaneleri = Ottoman libraries ; Tanzimat Dönemi = Tanzimat Period
Onaylandı
Doktora
Türkçe
1995
157 s.
ÖZET Osmanlı imparatorluğu'nda kütüphaneler 19.yüzyıla kadar sadece vakıf yolu ile kurulmuştur. Cami, medrese, türbe, tekke ve mescid gibi kurumlar bünyesinde yer alan vakıf kütüphaneleri yanında müstakil binası olan vakıf kütüphaneleri de varlıklarını uzun zaman devam ettirmiştir. 19.yüzyılda vakıf kütüphanelerine diğer türler eklenmiştir. Bu yeni türler Osmanlı imparatorluğunun yaşadığı batılılaşma hareketine bağlı olarak devletin bütün kurumlarında yapılan yeniden düzenleme çalışmalarının bir sonucudur. 1839 ve 1923 yıllan, yeni bir dönemin başlangıcını oluşturan siyasi dönüm noktalandır. Kütüphanelerin, dönemin sosyo-ekonomik şartlarından etkilenmesi sebebi ile çalışmanın zaman sının bu iki tarih arasındaki dönem olarak tesbit edilmiştir. Çalışmanın amacı 1839-1923 yılları arasında Osmanlı kütüphanelerinin gelişim süreci belirlemek ve değişen kütüphane anlayışı ortaya koymaktır. Sözü edilen dönem kütüphane tarihimiz açısından bir geçiş dönemidir. Gülhane Hatt-ı Hümayunu ile önce hukuk ve askerlik alanında düzenleme çalışmaları yapılmış, bu çalışmalar kütüphaneleri de dolaylı olarak etkilemiştir. Tanzimat döneminde yapılan kütüphanecilik ile ilgili çalışmaların önemi, bazıları ancak Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilebilmiş uygulamalara zemin hazırlamasıdır. Kütüphane anlayışının değişime uğraması geleneksel kütüphane anlayışının dışında yeni türleri ortaya çıkarmıştır. Osmanlı imparatorluğunun ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan gücünün sağlanması amacı ile eğitim ve öğretim kurumlan bu dönemde batı modeli esas alınarak yeniden örgütlenmiştir. Kurulan yeni okullarda öğretim programlan kendine has bilgiyi ve bilginin sunulduğu kütüphaneleri gerektirdiğinden, bu ihtiyaç kendini okul kütüphanelerinin kurulması ve işletilmesi şeklinde göstermiştir. 1Tanzimat'la birlikte devlet kurumlarında girişilen ıslahat hareketleri devletin idari teşkilatında değişeme yol açmıştır. Yeni oluşan birimlerin bilgi ihtiyacına bağlı olarak resmî daire kütüphaneleri kurulmuştur. Bu kütüphanelerin bazılarında yayın sağlamada bir çeşit derleme yasası uygulanmıştır. Batı örnekli bilim ve meslek demeklerinin kurulması ile öncelikle dernek üyelerine hizmet veren kütüphaneler açılmıştır. Dernek kütüphaneleri içinde Münif Paşa tarafından kurulan Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye kütüphanesi, dermesinde bulunan yerli-yabancı kitap ve süreli yayınlarla batılı anlamda kurulan ilk Osmanlı kütüphanesi özelliğini de taşımaktadır. Devletin benimsediği siyasetin İslamcı ve Osmanlıca görüşten milliyetçi görüşe doğru yön değiştirmesi ile bu görüşü yaygınlaştıracak ayrıca adında taşıdığı "millî" kelimesi ile kamuoyu oluşturma yönnüde de etkili olacak milli kütüphaneler kurulmuştur. Milli kütüphane adlandırması her ne kadar siyasî de olsa bir milli kütüphane ihtiyacını vurgulaması bakımından önemlidir. Kütüphane-i Umumiler, İmparatorluğun genel olarak bütün kurumlarında görülen çözülmenin adeta kütüphaneler alamnda telâfisini sağlamak üzere, birçok kütüphane türünün işlevini üstlenmeye çalışan bir arayışı ifade eden ve sadece bu döneme mahsus bir tür olarak karşımıza çıkar. 1882 yılında hizmete açılan Bayezid Kütüphane-i Umumi-i Osmanisi, devlet eli ile kurulması ve Osmanlı împaratorluğu'nda bilinen ilk derleme yasası girişimi ile farklı yere sahiptir. Yıldız Sarayı'nda Sultan n.Abdülhamid tarafından kurulan kütüphanenin önceki saray kütüphanelerinden farkı, vakıf yolu ile kurulmamış olmasıdır. II.Abdülhamid'in kütüphane anlayışına bağlı olarak, dermesinde pekçok batı dilinde yazılmış kitap, gazete ve süreli yayın da bulunmaktadır. Padişahın hallinden sonra Maarif Nezareti'ne devr edilen kütüphaneye yayın sağlama faaliyeti devam etmiştir. Son dönem değişen kütüphane anlayışı personel, yararlandırma, kolleksiyon ve bina alanlarında da kendini gösterir. Kütüphane görevlilerinin seçim ve tayinlerinde yeni uygulamalar baylatılmıştır. Hâfız-ı kütüblüğünbabadan oğula geçmesi uygulaması yerine bilgisi ve davranışları ile uygun kimselerin seçilmesine özen gösterilmiştir. Matbaanın ve buna bağlı olarak basma kitabın yaygınlaşması, kütüphane kolleksiyonlarında fazla sayıda basma kitabın yer almasına yol açmış, dermelerin dili özellikle Fransızca yönünde ağırlık kazanmıştır. Kütüphanelerin daha etkin ve verimli çalışması için yararlandırma şartları yeniden düzenlenmiştir. Ödünç verme yaygın değildir. Uygulandığı durumlarda da kitap kayıplarını önlemek amacı ile kefil, rehin ve sened gibi tedbirler alınmıştır. Toplu katalog hazırlama girişimi ve İstanbul kütüphanelerinin kataloglarının basılması kütüphanecilik tarihimiz açısından çok önemli adımlardır. Kütüphane binalarının inşaasında, iç ve dışşüslemelerinde batı tesiri özellikle İstanbul'da kurulmuş müstakil kütüphanelerde görülür. Geleneksel kütüphane anlayışı ile modern kütüphane anlayışının birarada yaşandığı bu dönem, bunu takip edecek olan Cumhuriyet dönemi kütüphane anlayışının temelini anlamada esastır.